Sabah gözümüzü telefonun alarmıyla açıyor, gece onu elimizden bırakarak uyuyoruz. Arada bilgisayar, televizyon ve yine telefon. Hesap yapıldığında birçoğumuzun günde sekiz ila on saatini bir ekranın karşısında geçirdiği ortaya çıkıyor.

Bu alışkanlığın bedelini çoğu zaman fark etmeden ödüyoruz. Göz yorgunluğu, boyun ve sırt ağrıları, dikkat dağınıklığı, uykuya dalmakta zorlanmak… “Neden bu kadar yorgunum?” sorusunun cevabı bazen elimizdeki cihazda saklı.

Uzmanların önerdiği bazı basit alışkanlıklar büyük fark yaratabiliyor. Ekrana yirmi dakika baktıktan sonra yirmi saniye boyunca uzaktaki bir noktaya bakmak gözleri dinlendiriyor. Yatmadan en az bir saat önce telefonu bırakmak uykunun kalitesini artırıyor. Yemek masasını ekransız bir alan olarak korumak ise aile içi sohbeti yeniden canlandırıyor.

Çocuklar söz konusu olduğunda mesele daha da önem kazanıyor. Ekran süresini yasaklamak yerine, onun yerine koyabileceğimiz etkinlikler bulmak daha işe yarar bir yol: parkta bir yürüyüş, birlikte okunan bir kitap, mutfakta hazırlanan bir yemek.

Teknolojiden vazgeçmemiz gerekmiyor; onu ne zaman, ne kadar kullanacağımıza biz karar verelim. Bu akşam telefonu başka bir odada bırakıp erken uyumayı deneyin. Sabah aradaki farkı hissedeceksiniz.

Yazıdaki öneriler genel bilgi amaçlıdır. Süren şikâyetleriniz varsa bir hekime başvurun.